İş sağlığı ve güvenliği çoğu organizasyonda prosedürler, talimatlar ve denetim mekanizmaları üzerinden ele alınır. Kâğıt üzerinde bakıldığında her şey yerli yerindedir: risk analizleri yapılmış, eğitimler tamamlanmış, formlar eksiksizdir.
Ancak sahaya inildiğinde çoğu zaman başka bir gerçeklikle karşılaşılır.
- Kurallar vardır ama her durumda uygulanmayabilir.
- Riskler bilinir ama bazen görmezden gelinebilir.
- Güvenlik önemlidir ama üretim baskısı arttığında ikinci plana düşebildiği görülür.
Bu çelişki, İSG ile ilgili temel bir soruyu gündeme getirir:
Sorun gerçekten sistemlerde mi, yoksa insanlarda mı olabilir?
İSG’yi Bir Sistem Olarak Görmenin Sınırları
Yasal uyum, iş sağlığı ve güvenliği için vazgeçilmezdir. Ancak tek başına çoğu zaman yeterli değildir.
Birçok kazanın kök neden analizinde benzer bir tabloyla karşılaşılır:
- Risk tanımlanmıştır.
- Kural bellidir.
- Ancak o anda farklı bir karar verilmiştir.
Bu da bize şunu düşündürür:
İSG yalnızca teknik bir sistem değil, çoğu durumda davranışlarla şekillenen bir kültürdür.
Kültür ise talimatlarla değil, günlük hayatta tekrar eden örneklerle oluşur. Çalışanlar çoğu zaman yazılı kurallardan çok, yöneticilerin önceliklerine uyumlanma eğilimindedir.
Liderlerin Güvenlik Algısı Üzerindeki Etkisi
Bir organizasyonda güvenliğin nasıl algılandığını anlamak için çalışanların şu sorulara verdikleri örtük cevaplara bakmak çoğu zaman iyi bir gösterge olabilir:
- Riskler dile getirildiğinde nasıl karşılanıyor?
- Yöneticiler sahaya ne zaman ve hangi amaçla geliyor?
- Zor karar anlarında güvenlik mi, hız mı öne çıkıyor?
Bu soruların cevapları, çoğu zaman resmi politikalardan daha belirleyici olabilir.
Liderlerin tutumu, çalışanların “güvenli davranış” ile “beklenen davranış” arasındaki dengeyi nasıl kuracağını doğrudan etkiler. Bu etki çoğu zaman açıkça ifade edilmez ama günlük pratikte net biçimde hissedilebilir.
İSG Liderliği Ne Anlama Gelir?
İSG liderliği, güvenliği yalnızca iş güvenliği uzmanlarının sorumluluğu olarak görmekten öte, yöneticilerin kendi etki alanlarında bu süreci aktif biçimde sahiplenmesini gerektirir. Daha çok yöneticilerin kendi etki alanlarında nasıl bir örnek oluşturduklarıyla ilgilidir.
Etkili bir güvenlik liderliği genellikle şu davranışlarda kendini gösterir:
- Güvenliğin yalnızca bir kontrol maddesi değil, kararların doğal bir parçası olarak ele alınması
- Risklerin sadece kaza sonrası değil, iş planlanırken de konuşulması
- Çalışanların uyarılmak yerine duyulup dinlenmesi, sürece dahil edilmesi
- Söylenenlerle yapılanlar arasındaki tutarlılığın korunması
Bu noktada önemli olan, büyük söylemlerden çok küçük ama tekrar eden davranışlardır çoğu zaman.
Neden Her Yönetici Bu Kültürün Parçasıdır?
İSG liderliği çoğu zaman yalnızca üst yönetime atfedilir. Oysa günlük iş akışında çalışanların kararlarını en çok etkileyenler; ekip liderleri, mühendisler ve orta kademe yöneticilerdir.
Bir işi durdurma kararı, bir riski raporlama cesareti ya da “şimdilik böyle yapalım” yaklaşımı genellikle bu seviyede şekillenir.
Bu nedenle güvenlik kültürü:
- yön olarak çoğu yapıda yukarıdan başlar,
- ama sahada karşılık bulmadıkça güçlenmeyebilir.
Unvanı ne olursa olsun, ekip yöneten herkes güvenlik kültürünün aktif bir parçasıdır. Çoğu zaman bunun farkında olarak ya da olmayarak.
İSG Liderliği Eğitimlerinin Gerçek Katkısı
Teknik bilgi, iş sağlığı ve güvenliğinin temelidir. Ancak davranışları dönüştürmek için çoğu durumda tek başına yeterli olmaz.
Bu tür eğitimler, yöneticilere hazır cevaplar vermekten çok, güvenlikle ilgili kritik karar anlarını daha erken fark etme ve doğru soruları sorma becerisi kazandırır. Yöneticilerin yalnızca kurallara ve performans kriterlerine değil, bu kuralların sahada nasıl karşılık bulduğuna da odaklanmasını sağlar.
Bu çerçevede yöneticiler:
- Güvenliği operasyonu yavaşlatan bir yük değil, işin doğal bir parçası olarak ele almayı
- Riskleri kaza olmadan önce fark etmeye daha erken odaklanmayı
- Çalışan katılımını bir zorunluluk değil, önemli bir güç olarak görmeyi
- Güvenli davranışı geçici kampanyalar yerine kalıcı alışkanlıklara dönüştürmeyi öğrenebilir.
Bu sürecin doğal sonucu olarak, liderlik davranışları ile sahadaki güvenlik pratikleri arasındaki bağ daha net biçimde görünür hale gelebilir.
Dönüşüm Nerede Başlar?
Kalıcı ilerleme arayan organizasyonlar için iş sağlığı ve güvenliğinde asıl belirleyici olan unsurlar, çoğu zaman ilk bakışta öne çıkan başlıklardan farklı olabilir. Daha fazla KPI, doküman, daha sık denetim ya da daha uzun prosedürler tek başına çoğu durumda çözüm üretmez.
Asıl fark, yöneticilerin günlük hayatta verdikleri küçük ama tekrar eden kararlarda ortaya çıkar çoğu zaman.
Hangi davranışlara izin verildiği ve hangilerinin görmezden gelindiği, kültürün nasıl şekillendiğini büyük ölçüde belirler.
İş sağlığı ve güvenliğinde dönüşüm, liderlerin sergilediği tutumla başlar; çalışanlarla kurulan güven ilişkisi içinde filizlenir ve tutarlı, kararlı uygulamalarla kalıcı hale gelebilir.