Şarbon, enfekte hayvanlarla ya da kontamine hayvan ürünleri ile temas sonucu insanlara bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. 

Basil (mikrop) esas olarak ot yiyen hayvanlarda görülür. Hastalık bakteri sporu bulaşmış toprak (hasta hayvanın dışkısı ile toprağa geçen sporlar) aracılığı ile hayvanlara geçer.  

İnsanlarda şarbon enfeksiyonu sporların vücuda giriş bölgesine göre üç klinik formda görülebilir: 

1- Cilt Şarbonu 
2- Akciğer Şarbonu 
3- Gastrointestinal şarbon 

Bir bölgeye kümelenmiş (endemik) şarbon olgularının büyük çoğunluğunu cilt şarbonu oluşturur. En tehlikeli form ise biyolojik silah olarak kullanıldığında da görülen akciğer şarbonudur.
 
Bulaşma kaynaklarına göre ise şu formlarda olabilir: 

1- Endüstriyel kaynaklı şarbon 
2- Tarımsal kaynaklı şarbon 
3- Laboratuvar kaynaklı şarbon 

Ülkemizde en sık görülen tarımsal kaynaklı şarbondur. Özellikle hayvancılığın yaygın olduğu bölgelerde, hasta hayvanların kesilmesi, derisinin yüzülmesi ve kontamine (mikrop bulaşmış) etlerin işlenmesi sırasında doğrudan temas sonucu cilt şarbonu, enfekte (hastalıklı) etlerin yeterince pişirilmeden yenmesi sonucu sindirim sistemi şarbonu ve ender olarak da sporların solunum yolu ile alınması sonucunda akciğer şarbonu şeklinde görülebilir. 

Bu nedenle hayvancılıkla uğraşanlar, kasaplar/aşçılar ve veterinerler risk grubunu oluştururlar. 
İnsandan insana geçiş gösterilememiştir.

Endüstriyel kaynaklı şarbon, hayvansal ürünlerin işlendiği sanayi bölgelerinde yaygındır. Sporlarla bulaşmış yün, post, kıl gibi hayvansal ürünlerin işlenmesi sırasında cilt teması ile cilt şarbonu, daha sık ve önemli olarak da sporların solunumla alınması sonucu akciğer şarbonu şeklinde görülür. Hayvan ürünlerine uygulanan dekontaminasyon (mikropların uzaklaştırılması/yok edilmesi) işlemleri ile risk oldukça azalmıştır. 

Akciğer Şarbonu 

Akciğer şarbonunda, ortalama 1-6 günlük (bazen haftalar boyunca sürebilen) bir kuluçka döneminden sonra ilk belirtiler ortaya çıkar. Klinik iki aşamalıdır: İlk evrede öksürük, ateş, solunum güçlüğü, baş ağrısı, kusma, halsizlik, karın ağrısı ve göğüs ağrısı gibi özgün olamayan belirtiler görülür. Bu evre saatler ya da günler boyu sürebilir. Tanı konulamayan hastalarda hastalığın ikinci evresi olan hızla kötüye giden dönem başlar. Bu dönemde ani başlangıçlı ateş, solunum güçlüğü, aşırı terleme ve şok gelişir. Bu bulgulardan sonra morarma ve tansiyon düşüklüğü hızla ilerleyerek bazen birkaç saat içinde ölümle sonuçlanır. Hastaların yaklaşık %50'sinde kanamalı menenjit gelişebilir. Belirtilerin başlangıcından sonraki ilk 48 saat içinde tedavi verilmeyen olgularda ölüm oranı %95'e kadar yükselir; bunlarda hastalığın başlangıcı ile ölüm arasında geçen süre ortalama üç gündür. 

Cilt Şarbonu 

Cilt şarbonu sporların derideki kesik ya da sıyrıklardan girerek deri içinde depolanması sonrası gelişir. Özellikle el, kol, yüz ve boyun gibi açıkta kalan bölgelerde sık görülür. Etkenin yerleşmesi ile lezyonun ortaya çıkışı arasında geçen süre genellikle 2-3 gündür. Sporların deri içinde toksin üretimi sonucunda ödem gelişir. Kaşıntılı bir lezyonla başlar 1-2 gün içinde genişleyerek üzerinde bir vezikül (su keseciği) oluşur. Vezikülün ortası çökük ve içi sıvı ile doludur. Vezikül sıvısı birkaç gün içinde bulanıklaşarak mavi-siyah bir renk alır.
Lezyonun etrafı ödemli ve kızarık bir alanla çevrili olup ağrısızdır. Vezikül (su keseciği) patlayınca ortası çökük, siyah bir ülser oluşur.  Zamanla lezyon kuruyarak siyah bir kabuk oluşur ve kabuk altında nedbe dokusu bırakarak düşer. 

Gastrointestinal Sistem (GİS - sindirim sistemi) Şarbonu 

GİS şarbonu, sporların gastrointestinal sistemin (sindirim sistemi) üst ya da alt bölgelerinde yerleşmesi sonrası gelişir. Barsak yerleşiminde bulantı ve kusmayı kanlı ishal, akut karın ya da sepsis(mikrobun kana karışması) tablosu izler.

  • Korunma

Korunmada en etkin yöntem hayvanların aşılanması ve aşısız hayvanların ülkeye sokulmamasıdır. Endemik bölgelerde insanlar da aşılanabilmektedir. 

  • Tedavi

Bulaşmayı takiben tanı erken konulduğunda tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Peki Ne Yapmalıyız?

  • Kaynağından emin olmadığımız etleri ve hayvansal gıdaları tüketmemeliyiz.
  • Pişmemiş etlere çıplak elle dokunmamalıyız. (Hastalık ellerimizdeki bir lezyondan vücudumuza girebileceği için)
  • Ete temas eden bıçak, tahta vs. eşyalar da mutlaka deterjanla yıkanmalıdır.
  • Çiğ köfte kaynağı bilinmeyen etle yapılmış ise risklidir, tüketmemeliyiz.
  • Izgara etler yerine (iyi pişmeme olasılığına karşı) iyi haşlanmış (15 dk ve üzeri) etleri tercih edebiliriz. Et yemeği kaynamaya başladıktan sonra en az 15 dakika daha pişirmeyi sürdürmeliyiz. 
  • Bakteri hasta hayvanın dışkısıyla atılıyor ve sporlar toprakta canlı kalıyor. Özellikle bahçeler için ekip biçme işlerini yaparken eldiven/maske kullanmalıyız. 


Hazırlayan: Dr. Cahit Behrem